Bazı masalar vardır; üzerine yalnızca ekmek değil, emek konur. Bir tarafında hayaller, diğer tarafında sorumluluklar oturur. Kimi zaman bir yudum çayla başlar o masa, kimi zaman bir tebessümle. Ama her defasında insanların içindeki iyi niyetin buluşma noktası olur.
Bir masa yalnızca bir tahta parçası değildir; bir niyetin, bir inancın şekil bulmuş hâlidir. Etrafına oturan insanlar, farkında olmadan bir şehrin, bir köyün, bir neslin geleceğini konuşur. Kimi susar ama kalbiyle dua eder, kimi içindekini söze döker. O anda herkes aynı duygunun içindedir: birlik olmanın huzuru.
Geçtiğimiz akşam biz de böyle bir masada buluştuk. İstanbul'un kalabalığında Ulus'un sıcaklığını hissettiren bir masaydı bu. Memleket sevdasıyla bir araya gelen gönüller aynı amaç için oturdu o sofraya. Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktu; herkes aynı niyetle oradaydı: “Birlik olalım, elimizi taşın altına birlikte koyalım.”
O masada vefa, sorumluluk ve memleket sevgisi aynı tabakta buluştu. Bir yanda Ulus'un derin köklerinden gelen tevazu, diğer yanda İstanbul'un dinamizmi… İkisi bir araya geldiğinde doğan sinerji, bir ilçenin geleceğini aydınlatacak kadar güçlüydü.
Bazen bir masa yılların biriktirdiğini bir anda ortaya çıkarır. Çocukluk anıları, köy yolları, eski maç hatıraları bir bir konuşulur. Bir lokmada vefa, bir yudumda hatıra vardır. Ve en kıymetlisi, herkesin içinde aynı cümle yankılanır: “İyi ki bir aradayız.”
Bugün dönüp baktığımda o masanın üzerindeki tabakları değil, etrafındaki samimiyeti hatırlıyorum. Bir masa yalnızca karnı değil, ruhu da doyurabiliyorsa anlam kazanır. O akşam biz bir sofradan değil, bir duruştan kalktık: birlik, beraberlik, dostluk ve sorumlulukla güçlenen bir duruştan.
Belki de hayat dediğimiz şey budur: bir masa etrafında toplanmış insanların birbirinin gözünde kendini bulduğu anlar. Mesele masanın büyüklüğü değil, niyetin genişliğidir. Bir masa bazen geleceğe atılmış bir imza, bazen bir dua, bazen bir başlangıçtır. Eğer vicdanla, sevdayla ve memleket aşkıyla kurulmuşsa, etrafında oturan herkes farkında olmadan bir tarihin parçası olur.
O masanın etrafında kalbini, emeğini ve samimiyetini ortaya koyan herkese gönülden teşekkür ediyorum. O masa bir akşamın değil, bir geleceğin temeli oldu. Ve biz o geleceğe birlikte yürümeye kararlıyız.

