İsmail Acar imzasıİsmailAcar

Memleket ve Toplum

Kapısı Açık Evlerin Memleketi

Bazı yerler vardır; haritada küçük görünür ama insanın kalbinde koca bir dünya kaplar. Kapıların kilitlenmediği, sofraların ortakta olduğu yerlerdir oralar. “Haber verseydin hazırlanırdık” denmez; “İyi ki habersiz geldin” diye sevgiyle karşılanırsın.

Bartın'ın Ulus ilçesi böyle bir yerdir.

Orada gün doğmadan uyanan evler vardır: tarlaya gidenlerin ardında kaynayan çaydanlıklar, misafir beklemeden hazırlanan kahvaltılar… Misafirlik plansız olur, kapı tebessümle açılır. Köyün çocuğu köyün evladıdır; kimse çocuğunu yalnız bırakmaz, çünkü yalnızlık oraya uğramaz. Yorgunluk, komşunun “Gel bir çay iç” demesiyle geçer.

Modern şehirlerde beton yükseldikçe insanlar sanki birbirinden alçalıyor. Asansörde selam vermekten çekinen komşular, sokağını tanımayan çocuklar, misafire “Önceden haber verseydiniz” diyen ev sahipleri… Oysa bir zamanlar şehirler de böyle değildi. Zamanla kalın duvarlar evlerimizi değil, gönüllerimizi çevirdi. Kapılar kapandı, içtenlik azaldı, sofralar küçüldü.

Ama Ulus'ta hâlâ o eski zamanın tadı var. Bir çocuğun elindeki bayram harçlığında, bir annenin ocağında kaynayan tarhana çorbasında, bir dedenin bastonuna dayanarak anlattığı hikâyelerde saklı bir sıcaklık… Bir köy kahvesinde tanımadığın biri selam verir, sonra çayını seninle paylaşır. Köy meydanından ezan sesi yükselirken bir yanda odun kokusu, bir yanda sobanın başında dertleşen insanlar… İşte o anlarda anlarsın: Bizim memlekette kapılar değil, gönüller açılır.

Bu yüzden özlenir memleket. Orada hayat yavaş akar ama samimiyet hızlı ısınır. Her kapı bir gönle açılır ve her gönülde hâlâ iyilikten, paylaşımdan, merhametten bir iz vardır.

Bu yazıyı okuyan herkesin içinde böyle bir yer vardır aslında. Bazen çocukluğunun geçtiği bir mahalle, bazen yalnızca bir bayram sabahı anısı. Ama en çok da özlediğimiz bir hayatın adıdır bu: kapısı açık evlerin memleketi.

İsmail Acar imzası