İsmail Acar imzasıİsmailAcar

Zaman ve Hayat

Geri Dönmeyen Zaman Değil, Fırsatlardır

Zaman akıp gider. Bazen hızlı, bazen ağır; bazen biz koşarız ona, bazen o koşar bizden ileri. Ama ne olursa olsun akar ve bir şekilde yeniden başlarız güne. Çünkü zaman, her şeye rağmen kendini yenileyen bir döngüdür. Asıl geri dönmeyen zaman değil, fırsatlardır.

Bir insanın hayatında sessizce kapı aralayan bazı anlar vardır. Küçücük, sıradan, çoğu zaman fark edilmeyecek kadar hafif görünürler. Ama o hafif sandığımız anlar bir insanın kaderini, yolunu, istikametini değiştirecek kadar güçlüdür.

Bazen bir telefon aramasıdır geri dönmeyen. Bazen bir teklif, bir söz, bir buluşma, bir selam. Bazen de içimize doğan küçük bir cesaret kırıntısıdır. “Yap” dersin ama yapmazsın. “Git” dersin ama gitmezsin. “Konuş” dersin ama susarsın. Ve fırsatlar tam o an sessizce kapanır.

Çoğu insan yıllar sonra “Keşke zamanı geri alabilsem” der. Oysa istediği şey zaman değildir; o zamanın içinde saklı duran tek bir fırsata yeniden dokunabilmektir. Zaman geri gelse bile aynı insan olmayız; aynı heyecan, aynı cesaret, aynı koşullar geri gelmez.

Hayat insana her gün yüzlerce küçük ihtimal sunar. Ama biz çoğu zaman cesaretsizliğimizi kader zannederiz. Oysa kaderin kapısını açan çoğu zaman tek bir adım, tek bir karar, tek bir cümledir.

Kaybolan fırsatlardan kimsenin haberi olmaz. Ne ses çıkarırlar ne iz bırakırlar. Yalnızca insanın içinde hafif bir sızı olarak yaşarlar: “Neden denemedim? Neden konuşmadım? Neden bekledim?”

Bu yüzden hayat cesareti ödüllendirir. Fırsatlar beklemez; kapıyı çaldıklarında açmazsan sessizce giderler. Ve hayat şöyle der: “Ben zamanı geri veremem ama yeni fırsatlar sunarım. Cesaretin varsa gel, al.”

O yüzden bugün içimizde bir şey “Başla” diyorsa başlayalım. “Git” diyorsa gidelim. “Denemeye değer” diyorsa ertelemeyelim. Zamanın telafisi vardır; fırsatların yoktur.

Zaman geçer, fırsatlar geçmez… Ta ki sen onları geçene kadar.

İsmail Acar imzası